Tüm Yazılar
Günlük · 24 Eylül 2026

Bir Parça Toprak, Bir Hayat Hayali

Zabut'un günlüğünün ilk sayfası: Sicilya'da bulduğum bir yer ve orada kurmayı, paylaşmayı umduğum hayat.

Ağustos'ta Sicilya'ya geldiğimde aklımda bir yer bulup orada bir şeyler inşa etme fikri vardı. Yanımda sorularımı, işim aracılığıyla edindiğim deneyimi ve henüz şeklini tam göremediğim bir hayali getirmiştim.

Sonra Sambuca'da, Monte Adrone'deki bu araziyle karşılaştım.

Taş yapılar, ağaçlar, arazinin kıvrımları ve suya doğru uzanan manzara… Bir mimar olarak olasılıkları görebiliyordum. Bir insan olarak da kendimi burada filizlenebilecek hayatı hayal ederken buldum.

Sanırım Zabut, bu iki düşüncenin buluştuğu yerde başladı.

Burada bir sabah nasıl hissettirirdi?

Yıllardır İstanbul'da ahşap yapılar ve tiny house projeleri üzerine çalışıyorum. Bir yaşam alanı tasarlarken, orada yaşanacak gündelik hayatı da hayal ederim: Sabah ışığı nereden girecek? Biri kahvesini nerede içmek isteyecek? Hangi köşe insanı dışarı çekecek, hangisi biraz yalnız zaman geçirmeye davet edecek?

Sambuca'da da kendimi aynı soruları sorarken buldum.

Peyzajın içine rahatça yerleşen ahşap misafir evleri hayal etmeye başladım. Kıvrılan taş yollar, ağaçların etrafında şekillenen ortak alanlar ve gün boyunca farklı amaçlara hizmet edebilecek köşeler…

Sabah yoga için kullanılan bir yer, öğleden sonra birinin okuma köşesine dönüşebilir. Kahvaltıda uzun bir masada buluşan insanlar, akşam yeniden yan yana oturabilir. Biri mutfağa taze toplanmış ürünler getirirken, bir başkası tek bir etkinliğe katılmadan bütün gününü kendi halinde, sessizce geçirebilir.

Bunlar kendi hayatımda da daha fazla yer açmak istediğim şeylerdi: üretmek, paylaşmak, yavaşlamak ve çevremdeki yeri gerçekten tanımak.

İki mutfak, tek sofra

Zabut fikri geliştikçe sofranın onun kalbinde olacağını fark ettim.

Sicilya'nın yerel mutfağından ve Sambuca'nın Arap mirasından ilham alan iki ayrı yeme-içme deneyimi hayal ediyorum. Malzemelerin nereden geldiğini bildiğimiz, onları yetiştirenlerle tanışabildiğimiz ve şeflerin kendi yorumlarını paylaşabildiği sofralar.

Bazen bir tadım menüsü, bazen birlikte hazırlanan bir yemek, bazen de kalkmaya hiç kıyamadığımız sade bir akşam yemeği…

Bunu mümkün kılmak için yerel üreticiler, zanaatkârlar ve işletmelerle ilişkiler kurmak istiyorum. Zabut'un çevresindeki hayatla birlikte büyümesi benim için önemli. Misafirlerimizin Sambuca'yı sokakları, insanları ve yemekleriyle tanımasını umuyorum.

Kutlamak ve kendine zaman ayırmak için bir yer

Bu manzaraya bakarken burada evlenebilecek insanları da hayal ettim. Ahşap, doğal taş ve rüzgârda salınan hafif kumaşlarla kurulmuş bir tören alanı; sevdiklerin birkaç gün boyunca aynı yerde kalıp yemekleri ve zamanı paylaştığı bir düğün hafta sonu…

Başka zamanlarda bu alanların yaratıcı buluşmalara, küçük gruplara ve inzivalara ev sahipliği yapmasını umuyorum. Yoga, seramik, yemek deneyimleri, doğa yürüyüşleri ve birlikte bir şey üretmenin getirdiği o tanıdık yakınlık.

Tasarım süreci boyunca korumak istediğim bir denge var: İnsanları bir araya getirirken onlara kendi başlarına kalabilecekleri alanı da tanıyan bir yer yaratmak.

Bugün neredeyiz?

Zabut hâlâ planlama aşamasında. Arazinin satın alma koşullarını görüşmek, projenin bu toprak üzerinde nasıl şekillenebileceğini netleştirmek, bütçeyi olgunlaştırmak ve doğru ortakları bir araya getirmek için çalışıyoruz.

İlk aşama için on iki ahşap misafir evi, iki ayrı yeme-içme alanı ve düğünler ile özel etkinlikler için alanlar üzerinde çalışıyoruz. Tasarımlar; araştırmalar, sohbetler ve arazinin sunabileceklerini daha derinden anlamamızla birlikte gelişiyor.

Bu günlüğü tam da bu yüzden başlatıyorum. Yol boyunca Zabut'u şekillendiren kararları, değişen fikirleri, malzemeleri, insanları ve dersleri paylaşmak istiyorum.

Bir gün o uzun sofranın etrafında otururken, oraya nasıl vardığımızın bir kaydı olacak elimizde.

Şimdilik bir manzaramız, üzerinde çalıştığımız planlarımız ve bu hayal için emek vermeye hazır bir irademiz var.

Zabut'un ilk sayfasına hoş geldin.

Ayşe Zülal, Alba in Sicily

Zabut the Splendid kurucusu